Bir şehirde sorunları görmek için illa bir kazanın yaşanmasını, bir insanın canının yanmasını mı beklemek gerekiyor? Yoksa tehlikeyi önceden fark edip gerekli tedbirleri almak, ilgili kurumların en temel sorumluluğu değil midir?
Samsun'un Canik ilçesindeki eski sanayi sitesi Keresteciler Blokları'nda karşılaştığımız manzara, bu soruları bir kez daha gündeme getiriyor.
Kamuya ait yolların kereste istifleriyle daraltılması, araçların geçiş alanlarının kısıtlanması ve bazı yüksek kereste istiflerinin yola doğru yatmış görüntüsü, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir güvenlik sorununa işaret ediyor.
Üstelik burası, sıradan bir ara sokak değil. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Mert Irmağı üzerinde sürdürülen köprü çalışmaları nedeniyle trafik yoğunluğunun arttığı, Piazza AVM önünü ve alışveriş merkezinin otopark çıkışını da kapsayan önemli bir güzergâhın hemen yanı başı.
Bir tarafta yoğun trafik, diğer tarafta daralan yollar ve yola doğru yatmış yüksek kereste istifleri…
Peki, bu manzara karşısında kim, ne zaman harekete geçecek?
KAMUYA AİT YOLLAR KİMİN KULLANIMINDA?
Öncelikle şunu belirtelim: Kerestecilik yapan işletmelerin ticari faaliyetlerini sürdürmesi, ürünlerini depolaması ve sevkiyata hazırlaması son derece doğal. Hiç kimsenin esnafın ekmeğiyle, ticaretiyle veya üretimiyle bir sorunu yok.
Ancak ticari faaliyetlerin yürütülmesi, kamuya ait yolların depolama alanı olarak kullanılmasını haklı gösterebilir mi?
Elbette hayır!
Kamuya ait yollar, bütün vatandaşların ortak kullanımına tahsis edilmiş alanlardır. Bu alanların herhangi bir işletmenin faaliyetleri nedeniyle daraltılması, araç ve yaya trafiğinin tehlikeye düşürülmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Üstelik söz konusu olan yalnızca yolun daralması da değil. Yüksek kereste istiflerinin güvenli biçimde yerleştirilip yerleştirilmediği, devrilme riskinin bulunup bulunmadığı ve çevreden geçen insanların can güvenliğinin nasıl korunduğu da mutlaka değerlendirilmelidir.
Çünkü kereste istifleri, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde yalnızca görüntü kirliliğine değil, ağır sonuçlar doğurabilecek kazalara da yol açabilir.
BİR FACİA YAŞANMADAN ÖNCE!
Düşünün…
Piazza AVM otoparkından çıkan bir araç, daralmış yolda ilerlemeye çalışıyor. Aynı sırada başka bir araç karşı yönden geliyor. Yol kenarında yürüyen bir vatandaş da kendisine ayrılan güvenli alanın daralması nedeniyle risk altında kalıyor.
Böyle bir ortamda, yola doğru yatmış yüksek bir kereste istifinin devrilmesi hâlinde neler yaşanabileceğini tahmin etmek zor değil.
Elbette ortada henüz yaşanmış bir facia yok. Ancak tehlikenin varlığına dikkat çekmek için mutlaka bir facianın yaşanması mı gerekiyor?
Kamu yönetiminin temel görevlerinden biri, ortaya çıkmış riskleri belirlemek ve olası kazaları önlemektir. Sorunları ancak bir kaza meydana geldikten sonra ele almak, önleyici yönetim anlayışıyla bağdaşmaz.
Bu nedenle Keresteciler Blokları'ndaki görüntüler, ilgili kurumlar tarafından gecikmeden incelenmelidir.
SORUN BİR İŞLETMEYLE SINIRLI DEĞİL!
Bölgede birden fazla işletmenin önünde benzer görüntülerin bulunması, meselenin yalnızca tek bir iş yeri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor.
Burada ihtiyaç duyulan şey, belirli bir işletmeyi hedef alan geçici bir müdahale değil; bütün siteyi kapsayan, eşit ve etkili bir denetimdir.
Kamuya ait yolların hangi amaçla kullanıldığı, kereste istiflerinin yol sınırlarını aşıp aşmadığı, araç ve yaya geçişlerini engelleyip engellemediği ve istiflerin güvenli biçimde yerleştirilip yerleştirilmediği yerinde incelenmelidir.
Kurallara aykırı uygulamalar tespit edilirse gerekli işlemler yapılmalı, geçiş alanları yeniden güvenli hâle getirilmelidir.
Üstelik denetimlerin yalnızca bugünle sınırlı kalmaması, benzer sorunların yeniden ortaya çıkmasını önleyecek bir düzenin kurulması da önemlidir.
İLGİLİ KURUMLAR NEREDE?
Vatandaşın sormaya hakkı var:
Kamuya ait yolların kereste istifleriyle daraltıldığı görülmüyor mu? Yola doğru yatmış yüksek istiflerin oluşturabileceği riskler değerlendiriliyor mu? Bölgedeki trafik yoğunluğu ve yaya güvenliği dikkate alınarak bir denetim planı hazırlanmış mı?
Bu soruların amacı herhangi bir kurumu peşinen suçlamak değil, kamuoyunun haklı beklentisini dile getirmektir.
Elbette her sorunun bir sorumlusu ve her sorunun çözümü için yetkili kurumları vardır. Önemli olan, ilgili kurumların görev ve yetki alanları çerçevesinde harekete geçmesi ve vatandaşın karşısına somut sonuçlarla çıkmasıdır.
Unutulmamalıdır ki kamuya ait alanları korumak, trafik güvenliğini sağlamak ve insanların can güvenliğini tehlikeye düşüren durumlara müdahale etmek, kamu hizmetinin ayrılmaz bir parçasıdır.
SON SÖZ: ÖNLEM ALMAK İÇİN GEÇ KALMAYIN!
Samsun'un gelişmesi, sanayisinin büyümesi ve ticaret hayatının güçlenmesi elbette hepimizin ortak arzusudur. Ancak şehirdeki ekonomik faaliyetler sürdürülürken kamu düzeni, çevre güvenliği ve insan hayatı ikinci plana atılamaz.
Eski sanayi sitesi Keresteciler Blokları'nda yapılması gereken açıktır: Kamuya ait yolların amacı dışında kullanılmasının önüne geçilmeli, geçiş alanları açılmalı, yüksek kereste istifleri olası devrilme riskleri bakımından incelenmeli ve gerekli güvenlik önlemleri alınmalıdır.
Özellikle Piazza AVM otopark çıkışının da etkilediği güzergâhta yaşanan trafik yoğunluğu dikkate alınarak kapsamlı bir çalışma yürütülmelidir.
Yetkililere çağrımızdır:
Bir kaza yaşanmadan harekete geçin! Bir insanın canı yanmadan tedbir alın!
Çünkü ihmallerin bedeli bazen yalnızca maddi hasarla ödenmez. Bazen geri dönüşü olmayan kayıplar yaşanır.
Ve o zaman sorulacak soruların hiçbir anlamı kalmaz.
İnsan hayatı, alınacak bir önlemden daha mı ucuz?